şefkat ile yaklaşılması gereken erkek...
ilişkisi varken neleri yapamıyordu? erkek arkadaşlarıyla içemiyordu mesela. hemen gider, mükellef bir sofra kurar. 1. kadehten, 2. kadehe kadardır yaşadığı keyif. iç oyuntusu olur her damla mey... "neden?" der, "neden böyle oldu?" (her ilişkide olduğu gibi) önce kız arkadaşının katlandığı huyları aklına gelir, kendine kızar nasıl katlandın bunlara be adam diye. sonra kendi yaptığı hayvanlıklar gelir aklına... "ama haketmişti, iyiki yapmışım" diye bir ses duyar içinden. bi an durur, 3 kadehi koyma zamanıdır. kalkar yerinden. biraz dolanır, bi sigara yakar. bi ara fırsatını bulursa aynaya bakar. artık gördüğü silüet yalnızca kendisinindir. fotograf albümüne bakar, ilk zamanlar da nasılda gençmişim. saçlarıma aklar düştü senin yüzünden, kalanı da dökülmeye başladı zaten diye sevgilisine hayıflanırken, arkadaşları kalkmak için müsade ister. 4. kadehi tek başına yudumlarken aklından "senin o arkadaş dediklerin gülüp-eğlenmeye varlar! allahaşkına, çok mu önemliler? zor zamanlarında neredeydiler?" sözleri geçer eski sevgilisinin... o kadar canlı ve net hatırlamaktadırki bu sözleri, karşıdaki koltukta oturuyordur sanki eski sevgili. kalkar bir kadeh de onun için doldurur, artık sesli konuşmaktadır o karşısındaymış gibi... hüzzam bir şarkıyla beraber içinde birikenler gözlerinden süzülür, meze olur rakısına...
öncesi yoktur, sonrası da olmayacaktır... sanki ömrü boyunca onunladır... eli telefona gitse de gurur kelepçesi izin vermez aramasına...
boğazında bir yumru, yüzünde bir çizgi, aklında bir keşke ile bir ömür taşıyacaktır artık onu... son kadehi içerken son bir şarkı çalar; "seni ben ellerin olsun diye mi sevdim?" dibe vurduğu andır. artık tek bir yön kalmıştır gidebileceği; yukarısı...
hülasa; yazıktır ona, sevin onu...
http://www.youtube.com/watch?v=ydggaln9h14
